Şu ana kadar 3553404 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Mart 2006
Ziyaretçi Bilgileri
MANYAS’IN TARİHÇESİ
MANYAS’IN
TARİHÇESİ
Manyas’ın tarihçesini iki
kısımda incelemek gerekmektedir. Çünkü tarihlerde sıkça zikredilen “Manyas Kalesi”
günümüzde Eski Manyas olarak bilinen ve Manyas ilçesine bağlı köyün mesken bulunduğu
yerdir. İlçe merkezi manyas ise bundan çok sonra kurulmuş ve ayrıca Manyas ismi
verilmiştir.
· Günümüzde Manyas İlçesi
olarak anılan yerin tarihçesi:
Manyas İlçesinin merkezi
olan Manyas kasabası Manyas gölü ovasının güneyinde ve denizden 46 km. Uzaklıkta
bulunmaktadır. Güney ve güneybatısı fundalarla kaplı tepelerle çevreli olup,
doğusu Susurluk ve Karacabey ovalarına uzanmaktadır.
Manyas ovasının en derin
noktasını Manyas gölü oluşturmaktadır. Gölün eski ismi (ARETİTİS LİNNE)’dir.
Manyas ovası kuşlarıyla
meşhurdur. Kuş Cenneti diye bilinen yer hakkında XKOPAAL-Hellenio adlı eserinde
siteyi’de bahseder, bol miktarda çeşitli kuşların bulunduğunu zikreder. (Ekrem
AKURGAL-Kyzikos ve Ergili Araştırmaları; Anatolia 1956)
Manyas ilçesinin bulunduğu
bölgede eski devirlerin ihtişamına ait harabelerden başka iz kalmamıştır.
Coğrafyacı STPABOR’a göre;
bu beldenin en eski sakinleri DOLİON’lardır. Alroban’a bilgi veren (APOLLANDORAS)’a
göre Dolionlar, Daskileina’a kadar uzanan AISEPOS Gönen – Karacabey Rindakos
– Mustafa Kemal Paşa Adaranas Çayı arasındaki bölgede otururlardı.
Eski ismi MİLOTOPOLİS veya
PEMANİNOS olan Manyas’ın Ergili mevkiinde, 1952 yılında yapılan kazılarda VII.
asra ait protokorinth sekaya peos parçaları ve VI. Asra ait Doğu Yunan Seramik
parçaları bulunmuştur.
Ani döküntü toprak içinde
Ahanenit bullası bulundu ve böylece bu yerlerin, bir zamanlar İranlılalara ait
bir merkez olduğuna dair bir işaret elde edilmişti. Bunlardan başka Helenistik
ve Roma çağına ait adak ve mezar kabartmaları bulundu.
1955 yılındaki çalışmalarda
ise, M.Ö.IV. asra ait Yunan Seramiği, İon zamanından çeşitli mimari parçalar
ve Helenistik Devrine ait sur bulundu.
Sonuç olarak bu bölgenin
en geç VII. asrın başında yerleşmeye sahne olduğu, İranlıların burada yalnız
bir işgal kuvveti bulundurdukları ve şehrin Yunanlar tarafından meskun bulunduğu
anlaşılmaktadır.
Bugün O devirlere ait olduğu
sanılan :
a) Manyas’ın 2 km güneybatısında
Macar Değirmeni olarak anılan toprak üstünde bulunan, bugünün ısıtma tertibatına
havi hamam ve bunun etrafında tahminen 1000 dekarlık bir bölge içinde şehir
harabesi temel kalıntıları,
b) Manyas’ın 5 km batısında,
halen şifalı su ılıcaları bulunan bölgede 1.5 – 2 m toprağın İçinde kalmış hamam
temel yapısı,
c) Manyas’ın kuzeyinde Kavakalanı
mevkiinin 1000 dekarlık yerinde yayılmış temeller mevcuttur.
Ayrıca bu yerlerin tam doğusunda
ve bugün kasabanın etrafın “Maltepe” adıyla anılan yüksek tepenin her yerinde
muhtelif mezarlar bulunmakta ve içlerinden toprak gözyaşı kupaları, yağdanlıklar,
küçük şarap testicikleri çıkmaktadır.
1204 yılında bölgeyi Haçlılar
işgal etmişlerdir. Yöre Bizanslılardan sonra Selçukluların egemenliği altına
girmiştir.
XII. asrın sonlarında Anadolu
Selçuklu Devletinin iyice çöktüğü tarihlerde “Karasibey “
1293 yılında (Mysile) kıtasına
girmiş ve Balıkesir’i kendisine merkez yapmıştı. Manyas’ta buraya dahil bir
mıntıka iken, bölge 1337 yılında Osmanlı idaresine “Karasi Vilayeti” adı altında
geçmiştir.
1877 Türk-Rus harbi sonucunda,
Kırım Türklerinden 25 hanelik bir göçmen kafilesi, Romanya yoluyla geçerek,
bu bölgeye yerleşmiş ve etrafındaki köylüler tarafından TATAR KÖYÜ adı verilmiştir.
Bunlardan 15 yıl sonra Kafkasya’dan
25 hanelik bir göçmen kafilesi gelerek Maltepe eteklerine yerleşmişler, daha
sonra muhtelif tarihlerde, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan göçmenlerinden
gelerek yerleşmesiyle Tatarköy büyüyerek, 3 km kuzeyinde olan meskun ve nahiye
merkezi olan Kayaca köyünden, nahiye teşkilatı bu yere alınarak, Bandırmaya
bağlı Manyas nahiyesi olmuştur.
Manyas Kurtuluş Savaşı sırasında
Anzavur ve Çerkes Ethem ayaklanmalarına sahne olmuştur. 14 Eylül Manyas’ın düşman
işgalinden kurtuluş günü olup, her yıl törenlerle kutlanmaktadır.
Manyas 1936’ya dek bandırmaya
bağlı bir bucakken, 1936 yılı Aralık ayında ilçe yapılmıştır.
Günümüzde Manyas şirin bir
ilçe olarak bilinmektedir.
KALINTILAR
Manyas'ın güneyinde olan
birinci tepenin güney yamacında bir kulenin enkazı vardır. Bu harabede muhtemelen
Bizans Devrine ait olup POEMANEUN adını taşımaktadır. Bizans devrinden kalan
bu kale 1204 senesinde Fransızlar tarafından işgal edildi ve hicri 737 miladi
1336-1337 senesinde Kalesi Vilayeti adı altında Osmanlı İdaresine geçti. Güney
ve güneydoğu ve kuzeydoğuda üç kule köşesi hala mevcut olup bunları birbirine
bağlayan duvar (sur) kısımları vardır. Güneydoğudaki köşe salkım dan ayrılmış
olup öne doğru devrilmek üzeredir. Enkazın büyük kısmı duvarlardan ibarettir.
Aynı zamanda çok büyük yontulmuş taşlar bulunur. Birinin ebadı 2m. dır.
Güneydoğu ve kuzeydoğu köşelerinde
bir sıra sütun davulları duvara katılmıştır. Güneybatı köşesinde takriben 75cm.
lik bir taş bulunur.Bu taşın üzerinde baş aşağı tespit edilmiş yunanca bir yazıt
görülür. Harabenin içinde küçük fıçı şeklinde bir oda mevcuttur. J.A.R. Munro
kitabeleri neşretmiş ve Augustus devresinden önce (M.Ö.42) yaşamı olan Herostratos
'un bir şeref iradesi olarak tefsir etmiştiler. Bu kitabede prokubsul Musinus
Sceavola 'nın şerefine tertip edilen oyunların bahsi geçer. Kalenin güney doğusunda
bulunan ikinci kulenin üzerinde her yere hakim bir vaziyette Osmanlı Devrinin
ilk yıllarına ait bir camii ve bir türbenin harabeleri bulunuyor. Cami baş aşağı
bit (T) şeklinde bilinmişti.
Osmanlı planına kabul eden
dört kubbeli bir binadır. Bu binanın süslemelerinden hiçbir iz kalmamıştır.
Ancak iskelet mevcuttur. Bu iskelette, binanın dört köşeli altını, yuvarlak
kubbeye bağlamak için bir Türk üçgeni görülmektedir.
En eski Osmanlı harabesinde
görülen tuğla hatıllı bir inşaattır. Takriben 15m. kuzeyinde içinde üç boş mezar
bulunan bir türbe harabesi mevcuttur. Ancak sekiz köşeli bir kaynak üzerinde
yan tromplara dayanan bir kubbe taşır. Buda eski Osmanlı usulüne göre yapılmış
olup münave ile tuğla kasaları içinde 3-4 sıra yontma taş ile 3 sıra tuğla gösterir.
Binanın tarihi ve kitabesi yoktur. Fakat mimari hususiyetleri itibariyle eski
Osmanlı çağını göstermektedir.
· Eski Manyas’ın tarihçesi:
Eski manyas harabeleri iki
gruba ayrılır. Bu gruplar arasında çok derin olmayan bir çukur ve iki ayrı tepe
üzerinde bulunurlar.
Manyas’ın güneyinde olan
birinci tepenin güney yamacında bir kalenin enkazı vardır. Bu harabe muhtemelen
Bizans devrine ait olup POEMANBUN adını taşımaktadır. Bizans devrinden kalan
bu kale 1204 yılında Fransızlar tarafından işgal edilmiş, ve hiçri 737, miladi
1336-1337 yıllarında Karesi Vilayeti adı altında Osmanlı İmparatorluğu idaresine
geçmiştir. Güney ve Güneydoğu ve Kuzeydoğusunda üç kule köşesi hala mevcut olup,
bunları birbirine bağlayan duvar (sur) kısımları vardır. Enkazın büyük kısmı
duvardan ibarettir. Aynı zamanda çok büyük yontulmuş taşlar bulunur. Birinin
ebadı takriben 2*1 metredir. Harabenin içinde küçük fıçı şeklinde bir oda mevcuttur.
J.A.R Munro kitabeleri neşretmiş ve Agustus devresinden önce (M.Ö. 42) yaşamış
olan Herostratos’un bir şeref iradesi olarak tefsir etmiştir. Bu kitabede prokobsul
Musius Scavola’nın şerefine tertip edilen oyunların bahsi geçer.
Kalenin güneydoğusunda bulunan
ikinci tepenin üzerinde her yere hakim bir vaziyette Osmanlı Devrinin ilk yıllarına
ait bir cami ve bir türbenin harabeleri bulunmaktadır. Caminin kuzeyinde içinde
üç boş mezar bulunan bir türbe harabesi mevcuttur. Alçak sekiz köşeli bir kasnak
üzerinde yan tramplara dayanan bir kubbe taşır. Buda eski Osmanlı usulüne göre
yapılmış olup, münavebe ile tuğla kasaları içinde 3-4 sıra yontma taş ile 3
sıra tuğla gösterir. Binanın tarihi ve kitabesi yoktur. Fakat mimarı hususiyetleri
itibariyle eski Osmanlı çağını göstermektedir.